Error processing SSI file
Ömer KOKAL | Kütahya

 

KÜTAHYA
Yazı ve  Fotoğraflar: Ömer Kokal
      
Sadece çinilerinin renklerini bizlerle paylaşan Kütahya; Osmanlı konaklarını, nefis geleneksel yemeklerini ve tarihi eserlerini özenle kendine saklıyor.
 

Kütahyalı kızlar, evlendiklerinde getirdikleri el emeği göz nuru çeyizlerini, yabancı erkek görmesin diye saklar ve yıllarca ortaya çıkarmazlarmış. Geleneklerine son derece bağlı olan Kütahya halkı da kentlerini işte böyle sakınıyorlar yabancı gözlerden.
Kütahya, gezi ve insanı anlama konusunda kesinlikle ezber bozan bir kent. Sokaklarında dolaşırken yabancı olduğunuz anlaşılsa bile bu size hissettirilmiyor. Kimse sizinle ilgilenmiyor. Hatta yokmuşsunuz gibi davranılıyor. İlk konuşan siz olmadığınız sürece kimse sizinle konuşmuyor. Ancak, selam verip konuşmaya başladığınızda işin rengi değişiyor. Muhabbetin ve çay söylemelerin sonu gelmiyor.
İstanbul-Antalya gibi önemli bir güzergahın neredeyse tam ortasında bulunan kent, çoğumuz tarafından pek bilinmiyor. Bu yolun geçtiği hat kadar tanıyoruz Kütahya’yı. Bu tanıma da çoğu zaman yol boyu sıralanan çiniciler ve kentin yeni yüzünde yer alan apartmanlarla sınırlı kalıyor.

KÜTAHYA’NIN ZENGİNLİĞİ
Kütahya adını duyduğumuzda zihnimizde ilk canlanan çini oluyor çoğu zaman. Oysa Kütahya’nın kültürel ve tarihsel zenginliği ne tamamen çinidir, ne de çiniyle sınırlıdır. Antik dünyanın masal ustası Ezop ve ünlü gezginimiz Evliya Çelebi’nin Kütahyalı olduğunu, Macarlar’ın özgürlük savaşının önderlerinden Lajos Kossuth’un iki yıl burada yaşadığını, dünyanın ilk borsa binasının Kütahya ili sınırlarında olduğunu muhtemelen birçoğumuz bilmeyiz. Hitit, Frig, Roma ve Bizans’ın uzak geçmişinin şekillendirdiği Kütahya’nın, bugünkü halini şekillendiren ise kesinlikle Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı kültürüdür. Yıldırım Beyazıt ve II. Selim’in valilik yaptığı kent, Osmanlı şehzadelerinin staj yeri olmuş uzun yıllar. Çini desenlerinde görülen Osmanlı izlerini, Kütahya sokaklarına sıralanan tarihi konaklarda, Ulu Cami, Dönenler Cami gibi anıtsal dini yapılarda ve zengin mutfak kültüründe görmek mümkün.
 

Termal kaynaklar yönünden de zengin olan kentte, bu sularla beslenen bir otelde kalabileceğiniz gibi, son yıllarda restore edilerek turizme kazandırılan konaklarda da kalabilirsiniz. Aynı zamanda restoran ve kafe olarak da hizmet veren bu konaklarda unutulmaya yüz tutmuş Kütahya’nın geleneksel yemeklerini de bulabiliyorsunuz. Yoğurt ve tereyağı ile servis edilen bir tür mantı olan “cimcik” ve köy yufkası üzerine haşlanmış tavuk olarak tanımlayabileceğimiz “tirit” özellikle Germiyan Konağı’nda yenmeli. İki odasını geleneksel biçimde düzenleyip konaklamaya açan Şeker Konağı’nın asıl ilginç yanı ise bambaşka. Bir odasını çini atölyesi olarak hizmete açan konakta kaldığınızda, çini boyayıp, fırınlama şansına sahip oluyorsunuz. Tabii bu işlemin sonunda bu çini size hediye ediliyor. Evliya Çelebi kendi kentini tanımlarken şu ifadeleri kullanmış: “Bu Kütahya şehri ufak görünür, ama Sultanbağı’ndan Osman Paşa Sarayı ve Mevlevihane ve Kapan Köprüsü’nden ta çarşı başına kadar dört bin adım uzunluğundadır.” Tam da Çelebi’nin anlattığı gibi kent ufak görünür ama gezecek görecek o kadar çok mekan vardır ki insanı şaşırtır. Kütahya’yı gezmeye başlamak için en uygun yer Arkeoloji Müzesi. 1314 yılında Germiyan Beyleri’nden Umur Bin Savcı tarafından inşa ettirilmiş olan medresede 1965 yılında açılan müzenin en önemli eseri Amazonlar Lahti. Romalı Komutan Cladius Severinus’un eşi Berenica’ya ait olan ve M.S. 2. yüzyıla tarihlenen lahit, Aizonia Antik Kenti’nden getirilmiş.
Germiyan Beyleri tarafından inşa ettirilmiş bir başka eser olan 2. Yakup Külliyesi ise Çini Müzesi olarak kullanılıyor. Kütahya ile ilgili broşürlerde “Dünyanın ilk ve tek bağımsız çini müzesi” olarak tanımlanan müze 1999 yılında ziyarete açılmış. 14. yüzyıldan başlayarak günümüzde yapılan örneklere kadar çini sanatının en iyi eserlerini bu müzede görmek mümkün.

ÖZEL YAPILAR GEÇİDİ
Kütahya’daki en ilginç yapılardan biri olan Kossuth Müzesi sayesinde kente zaman zaman Macaristan’dan da ziyaretçiler geliyor. 18. yüzyıla tarihlenen müze-evde 1850-1851 yıllarında kalan Lajos Kossuth, Macaristan’ın özgürlüğü için mücadele etmesinin yanında, Macaristan Anayasısı’nı da hazırlayan kişi. İki katlı, yedi odalı ev 1982 yılında müzeye dönüştürülmüş. İçinde Kossuth’a ait eşyaların yanı sıra klasik Türk evine ait etnografik eşya ve mobilyalar da sergileniyor. Osmanlı dönemine ait en önemli eser olan Ulu Cami ise mimarisiyle göz kamaştırıyor. Yıldırım Beyazıt tarafından 1410 yılında inşa ettirilen cami bugünkü şeklini 1893 yılında almış. Sultan 2. Abdülhamit Han’ın emriyle 1888-1893 yılları arasında cami neredeyse tamamen yenilenmiş. Temel duvarlarına kadar yıkılıp yeniden kubbeli olarak yapılan caminin inşasında Aizanoi Antik Kenti’nden getirilen sütunlar ve mermer plakalar kullanılmış. Kentteki onlarca cami içinde en ilginç olanı ise Dönenler Cami. İsminden de anlaşılacağı gibi burası aslında mevlevihane olarak 1243-1245 yıllarında inşa edilmiş. Kütahya’daki mevlevihanenin o yıllardaki merkezi olan caminin iç mekanı oldukça ilginç; alışılmış camilerden farklı olarak dairesel formda yapılmış.
 

TÜM KENTE HAKİM BİR BAKIŞ
Kütahya’nın tamamını kuşbakışı görmek isterseniz Hıdırlık Tepesi’ne çıkmanız gerekiyor. Eski kaleden kalan surlarla çevrili tepenin zirvesinde bulunan Döner Gazino 45 dakikada bir tur dönüyor. Böylece oturduğunuz yerde hem bir şeyler yeme hem de şehrin tamamını görme ayrıcalığını yaşıyorsunuz. Ayrıca, tepede Kütahya’nın en eski yapılarından olan 1246 tarihli bir Selçuklu mescidi de bulunuyor.
Kimi yenilenmiş, kimi ise yıkılmaya yüz tutmuş Kütahya’nın Osmanlı geçmişinin aynası yüzlerce konak var kentte. 200 yıllık tarihi konakların en yoğun bulunduğu yer Germiyan Sokak. Hıdırlık Tepesi yamaçları ve Germiyan Sokak tarafı Kütahya’nın tarihi dokusunu oluşturuyor. Kentin çarşısı da yamaçların düzlükle buluştuğu noktada kurulu. Çarşıda bulunan birçok dükkan eski hallerini hiç bozmamışlar. Çarşıda dolaşırken eski Kütahya fotoğraflarına bakıyormuş hissine kapılıyorum. Bu dükkanlar arasında eski yerel kıyafetler ve elişleri satan “Oturakçılar” ile bir zamanlar elmas işlemeciliğiyle meşhur Kütahya’dan geriye kalan son dükkan olan “Şapçılar Elmas” mutlaka görülmeli.

FRİG VADİSİ
Eskişehir, Afyon ve Kütahya arasında kalan Frig Vadisi’nin önemli bölümü Kütahya ili sınırları içinde. Kapadokya benzeri volkanik tüf yapısına sahip olan bölgede Frigler’e ait çok sayıda yerleşim bulunuyor. M.Ö. 900-600 yılları arasında Frigler’e, ardından da Roma ve Bizanslılar’a evsahipliği yapan bölgede kayalara oyularak yapılmış yüzlerce konut, sarnıç, kilise ve mezar odası bulunuyor. Fındık Köyü’ndeki Asarkaya Mağaraları, Ovacık’taki Deliklitaş, Ahmetoluğu’ndaki peribacaları ve Sabuncupınar’daki kaya yerleşimleri Frig Vadisi’ndeki en önemli eserler. Kütahya yakınlarındaki en önemli sit alanı olan Aizanoi Antik Kenti ise tek başına bile gidilip görülmeye değer.
Hala ayakta kalan Zeus Tapınağı, sütunlu yol, tiyatro ve Roma köprüsü kentin bulunduğu Çavdarhisar Köyü’yle içiçe geçmiş durumda. Buradaki en ilginç eser olan Borsa Binası, 2. yüzyıla tarihleniyor. Burası dünyanın ilk borsa binası olma özelliğini taşıyor. Yazının girişinde de belirttiğimiz gibi, Kütahya’yı çinileriyle tanıdık yıllarca. Sonbahar, bu kentin sokaklarına ve çarşılarına karışarak, onun tarihsel ve kültürel geçmişine yolculuk yapmanın ve onu daha iyi anlamanın tam zamanı.

Adres defteri

Tütav Termal Otel: (0274) 249 42 12
Ilıca Harlek Termal Otel: (0274) 245 22 24
Germiyan Konağı Restoran: (0274) 224 55 52 www.cemilegul.com
Şeker Konağı Kafe: (0274) 216 6767
Tarihi Kütahya Konağı: (0274) 223 88 44
Hisar Kır Kahvesi: (0274) 212 10 05
Karavan Döner Gazino: (0274) 226 21 76
Rock House Vodoo: (0274) 226 41 46
Saray Çini: (0274) 225 13 65 www.saraycini.com
Çinici Mustafa İrgit: (0274) 224 64 70
Şapçılar Elmas: (0274) 216 32 35
Oturakçılar Yerel Kıyafet ve Elişleri: Sarraflar İçi No:16
Tel: (0274) 216 26 99
İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü: (0274) 223 62 13 www.kutahyakultur.gov.tr
Çini Müzesi: (0274) 223 69 90
Arkeoloji Müzesi: (0274) 224 07 85
Kossuth Müzesi: (0274) 223 62 14

Ulaşım
Kamil Koç: 444 0 562
KK; Kütahya: (0274) 216 19 17 www.kamilkoc.com.tr
Pamukkale Turizm: 444 35 35
PT; Kütahya: (0274) 224 72 94
Kütahyalılar Turizm: 444 34 43
KT; Kütahya: (0274) 224 21 60


 


Bu makale Voyager dergisinde Ekim 2006 da yayınlanmıştır.
 


Sitedeki fotoğrafların tüm hakları ve sorumluluğu Ömer KOKAL'a aittir. Fotoğraf ve yazıların izin alınmadan kopyalanması, kullanılması
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu Site; 
                                   DESIGNED BY ErolSahin.COM (2005)
 
eXTReMe Tracker