HONG KONG'TA YENİ YIL
Yazı
ve Fotoğraflar:
Ömer Kokal
Asya’nın dev ülkesi Çin, kendi takvimine göre Şubat
ayının 18’inde yeni yıla girdi. Tüm ülke üç günlük tatil boyunca
çeşitli şenlikler ve kutlamalarla renklenirken Hong Kong’ta bu durumdan
payını aldı. Yeni yılın coşku dolu ilk üç gününden bahsetmeden önce
sanırım biraz Hong Kong’u anlatmak gerekir.
Sıradışı özellikleriyle, son 150 yıldır
Asya’nın cazibe merkezi olmayı başaran Hong Kong’un tarihi, oldukça
ilginç. 18. yüzyılda afyon ticaretinin güvenli bir limanı olan Hong
Kong, bu sayede gelen parayla yavaş yavaş güçlü bir kent kimliği
kazanmaya başlamış. Bugün sadece Asya’nın değil tüm dünyanın en önemli
finans ve ticaret merkezi olarak sürdürüyor yaşamını. Ticaret Hong
Kong’un iliklerine kadar işlemiş. Kent kocaman bir alışveriş merkezi
gibi. Bankalara ve dünyanın önemli şirketlerine ait gökdelenler adeta
güç gösterisi yapıyorlar birbirlerine.
18. yüzyıla gelinceye kadar uzun yıllar Çin Hanedanları’nın
kanunlarıyla yönetilmiş Hong Kong. Ticaretin canlanmaya başladığı bu
yüzyılda Çinli tüccarların tekelinde olan ticaret zamanla yabancıların
eline geçmeye başlamış. 1842 yılında yapılan bir anlaşmayla İngilizlere
devredilen Hong Kong Adası bu tarihten itibaren koloni kanunlarıyla
yönetilmeye ve hızla büyümeye başlamış. Öyleki, 1898 yılında Pekin’le
yapılan ikinci bir anlaşma sonrası 99 yıllığına İngilizlere kiralanan
kentin 33.000 civarında olan nüfusu kısa sürede 265.000 bine çıkmış.
1937 yılında Japonların Çin’i istila etmesi sırasında ise anakaradan
750.000 kişi kaçarak bölgeye yerleşmiş.
Bugün Hong Kong’un nüfusu 7 milyon civarında ve kent 1997
yılından beri Çin Halk Cumhuriyeti’nin yönetiminde. Ancak Hong Kong’ta
ne bu kalabalık nüfusun, ne de Çin yönetiminin izlerine pek fazla
rastlamıyorsunuz. Kent, şehircilik anlamında o kadar iyi düzenlenmişki
araç ve yaya trafiği inanılmaz düzenli akıyor. Bu sayede kentin
caddelerinde, turistik mekanlarında ve çarşılarında rahatlıkla
yürüyebiliyor, kalabalıklardan bunalmıyorsunuz. Tabii bu duruma büyük
katkı sağlayan bir başka unsurda Hong Kong’luların hoşgörülü ve kibar
tavırları oluyor. Aynı şekilde Çin yönetiminin belirgin bir izi de
görülmüyor kentte.
Hong Kong coğrafi yapısı, gökdelenleri, ticari yaşamı, şık
kafeleri ve restoranlarıyla New York’u çağrıştırıyor olsa da, Hong
Kong’un fazlası var. Mistizm ve gizemin içiçe geçtiği tapınaklar ve
Asyalılara özgü misafirperverlikleriyle insanlar, maddi yanı yeterince
güçlü olan kentin manevi yanını ve ruhunu oluşturuyorlar.
Budizm ve Taoizm inançlarının yaygın olduğu kentin,
gelenekleriyle olan güçlü bağını görelbilmek için Wong Tai Sin
Tapınağı’nı ziyaret etmek gerekir. Taoist inancının Hong Kong’taki en
önemli tapınağı olan mekan özellikle Cuma akşamları en yoğun anlarını
yaşıyor. İnsanların, diz çökerek mırıldandıkları dualar, yaktıkları
bambu tütsülerden çıkan dumanlarla birleşerek gökyüzüne doğru
yükseliyor. Tapınağın mimarisi ve renkleri, insanların dingin
heyecanları, tütsülerin geniz yakan kokuları ve ortama gerçeküstü
duygusu veren dumanları ortaya son derece gizemli ve etkileyici
görüntüler çıkarıyor.
Hong Kong’lular inançlarının dışında dilleri ve mutfakları
konusunda da geleneklerine bağlı davranıyorlar. Halkın neredeyse
tamamının İngilizce bilmesine ve neredeyse yüzelli yıl süren koloni
yaşamına rağmen aralarında kesinlikle Kanton dilinde konuşuyorlar. Aynı
şekilde, bize karmaşık gelen Çince yazıyı şehrin heryerine yayılan
tabelalarda ve günlük yaşamlarında kullanmaya devam ediyorlar.
Her
yılı bir hayvanla simgeleyen Çin takvimine göre bu yıl domuz yılı olarak
kabul ediliyor. On iki hayvan bizim on iki burcun yerini almış
Çinlilerde. Ancak Çinliler bizim inandığımızdan daha fazla inanıyorlar
kendi burçlarına. Örneğin aileler çocuklarının doğumlarını, en makbul
yıllar olarak kabul edilen Ejderha ve Kaplan yıllarına denk düşürmeye
çabalıyorlar.
Yılları simgelemek için kullanılan diğer hayvanlar ise fare,
boğa, tavşan, yılan, at, keçi, maymun, horoz ve köpek olarak
sıralanıyor. Sembolizmi sadece yıllara isimlerini veren hayvanlarda
değil hayatlarının her alanında fazlasıyla kullanan Çinliler, sembolizmi
adeta ikinci bir dil haline getirmişler.
Yeni yıla girerken sunulan
yemeklerden, evleri süsleyen çiçeklere, kullanılan renklerden, dinsel
ayinlere kadar herşeyin bir dili var Hong Kong’ta. Sembolizm adeta
dolaylı konuşma yöntemi gibi bu kentte.
Yeni yılın ilk günü her yılın 21 Ocak ile 19 Şubat arasına
denk düşen farklı bir tarihe geliyor. Bu tarihler arasında ayın hilal
olduğu gün yeni yılın ilk günü kabul ediliyor. Üç gün boyunca Hong
Kong’lular resmi tatilin ve şenliklerin tadını çıkarıyorlar ve kent bu
günlerde tam bir festival havasına bürünüyor. Aileler hazırlıklara
haftalar öncesinden başlıyor. Herkes yeni elbiselerle yeni yıla giriyor.
Bu süre içerisinde bıçak kullanmak, bir şey doğramak yada kesmenin kötü
talihe sebep olacağına inanıldığından yemekler önceden hazırlanıyor.
Akrabalar bir araya gelerek geniş katılımlı yemekler yeniyor. Üzerinde
sarı mürekkeple özlü sözlerin yazılı olduğu içinde para olan kırmızı
zarflar çocuklara hediye ediliyor. Kırmızı ve altın sarısı bu günlerin
en önemli renkleri. Kırmızı başarı ve iyi talihi simgelerken, altın
sarısı zenginliği simgeliyor. Kapıların girişine bu renklerde bayraklar
asılıyor. Bereket simgesi olan altın balık resimleri ve maketleri kentin
sokaklarını ve evlerini süslüyor.
Başta
nergis olmak üzere çiçeklerin yeri bambaşkadır yeni yıl günlerinde.
Kentin muhtelif yerlerine kurulan çiçek pazarları gün ve gece boyunca
insanlarla dolup taşıyor. Herkes, başarı ve şans getirdiğine inanılan
çiçekleri kucaklar dolusu alarak evlerine götürüyor. Lotus çiçeği
bereketi ve aile içindeki uyumu temsil ediyor. Üzerinde meyveleri
bulunan küçük mandalina ağaçlarını restoranlarda ve sosyal mekanlarda
bolca görmek mümkün. Bu ağacın ve sarı meyvalarının iyi talihi
çağırdığına inanılıyor. Şeftali ve erik çiçekleri ise baharın geldiğini
ve ölümsüzlüğü işaret ediyor.
|
 |
Yeni yıl kutlamaları ve şenlikleri üç günlük iyi düzenlenmiş
bir program dahilinde yapılıyor. Arife günü akşamı yapılan ışık ve ses
gösterisi tek kelimeyle muhteşem. Guiness Rekorlar Kitabı’na giren ve
rehber kitapların dünyada görülmesi gereken şovlar listesinde yer alan
gösteri “Işıkların Senfonisi” adını taşıyor. Hong Kong Adası’nın
siluetini oluşturan gökdelenlerin cepheleri yeni yıla özel ışıklı
süslemelerle donatılmış. Gökdelenleri tam karşıdan gören limandan, huzur
veren geleneksel Çin müziği eşliğinde yarım saat boyunca bu gösteriyi
izlemenin tadına doyulmuyor.
Yeni yılın ilk günü sabahtan itibaren halk tapınaklara
gidiyor. Budizm ve Taoizm inançlarının yaygın olduğu Hong Kong’ta
insanlar tapınaklara akıyorlar. Yaktıkları tütsülerden çıkan dumanları
rüzgar aracılığıyla tanrılara gönderirken, ellerinde taşıdıkları rüzgar
gülleriyle tanrılardan kendilerine yine rüzgar aracılığıyla iyi şans
göndermesini diliyorlar.
İlk günün akşamı ise herkesin merakla beklediği geçit töreni
yapılıyor. Hong Kong’tan katılan grupların yanında, Çin’in çeşitli
bölgelerinden gelen katılımcılar ve farklı ülkelerin sunduğu
gösterilerle geçit töreni tam bir karnavala dönüşüyor. Kimler yok ki bu
gösterilerde. Hong Kong’lu geleneksel dansçılar, rengarenk ejderhalar,
uçan dansçılar, aslan dansı yapanlar, polis bandosu, geleneksel dövüş
sanatları okulları, bale okulları, Çin halk dansları ekipleri,
İspanya’dan Flamingo dansçıları, Kore, Japonya, Güney Afrika, Yeni
Zelanda, Amerika ve daha birçok ülkeden göstericiler bu şenliğin içinde
yer alıyorlar.
İkinci günün akşamı yine doyumsuz bir gösteri sunuluyor Hong
Kong’lulara ve yeni yıl coşkusunu onlarla paylaşan ziyaretçilere. Bu kez
havai fişekler renklendiriyor gecenin karanlığını. Denizin ortasına
sıralanmış üç gemiden eş zamanlı olarak başlayan havai fişek gösterisi,
yanıbaşımızda çalan klasik müzikle senkronize olarak yapılınca ortaya
tek kelimeyle nefes kesen bir gösteri çıkıyor.
Son günün akşamı ise Hong Kong’lu ailelerin, akrabaları ve
dostlarıyla bir araya gelerek yedikleri “Büyük Kazan Ziyafeti” adı
verilen geleneksel akşam yemeği yeniyor. Hong Kong’un dışındaki bir
köyde, köyün bu tip toplantıları için kullanılan yüksek duvarlarla
çevrili tarihi bir mekanda yiyoruz bu yemeği. Geniş yuvarlak masaların
etrafında yerel halkla birlikte oturuyoruz. Masanın ortasına konan
kocaman bir kaseden yeni yıl şenliklerinin sonunu simgeleyen yemeği hep
birlikte yiyoruz.
Her şeyiyle insana öncelik vererek düzenlenmiş
modern bir kentte, geleneğin izleriyle birlikte keyifli ve sıradışı
günler geçirmek isteyenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken Hong Kong
ziyaretçilerini fazlasıyla mutlu eden bir kent.
KONAKLAMA
The
Luxe Manor Hotel. 39 Kimberley Road, Tsim Sha Tsui, Kowloon. Sürrealist
detaylarla dekore edilmiş otel rüya gibi. Tel: 3763 8899.
www.theluxemanor.com
Bishop Lei İnternational House. 4 Robinson Road, Hong Kong Island.
Merkezi olması avantaj. Tel:2868 0828.
www.bishopleihtl.com.hk
Garden Vıew International House. 1 MacDonnell Road, Central. Geniş
yemyeşil Botanik Parkı’na bakan odaları iç açıcı. Tel:2877 3737.
www.ywca.org.hk
Ritz-Carlton
Hotel. 3 Connaught Road, Central. Herşeyiyle çok güzel bir otel. Açık
havuzu ve liman manzarasıyla etkileyici. Tel:2877 6666. www.ritzcarlton.com
YEMEK
Yung
Kee Restaurant. 32-40 Wellington Street, Central. Daha çok yerli halkın
rağbet ettiği mekanın ana yemeği kaz. Tel:2522 1624.
www.yungkee.com.hk
Bubba Gump Restaurant. The Peak Tower Level 3. Çin mutfağının en özel
yemeklerinin sunulduğu şık bir mekan. Tel:2849 2867.
Holıday Inn Golden Mıle. 50 Nathan Road, Kowloon. Dım Sum çeşitleri ve
yerel yemekleri nefis. Tel: 2369 3111.
www.goldenmıle-hk.holiday-inn.com
American restaurant. 20 Lockhart Road, Wan Chai. Adı ile alakası olmayan
yerel menüsünün favorisi Pekin Ördeği. Tel:2527 1000.
ÖNERİLER
-
Alışveriş konusunda
en ketum insanı bile yoldan çıkaracak tam bir alışveriş cenneti olan
Hong Kong’ta aradınızdan fazlasını bulursunuz. Ancak sakin olmakta
fayda var. Özellikle elektronik ürünler ve fotograf makinaları
Türkiye’den daha ucuz değil.
-
Hong Kong’a gitmek
için en uygun zaman Ekim ayından Mayıs ayına kadar olan period.
Özellikle Haziran, Eylül ayları arası nemle birleşen sıcak havalar
kenti zaman zaman çekilmez hale getirebiliyor.
-
Fotograf meraklıları
için zor bir kent Hong Kong. Sabah saatlerinde hava ya sisli oluyor ya
da puslu. Öğleden sonraları nispeten daha iyi ancak bu gibi durumlarda
yapılacak en iyi şey akşamüstleri yani alacakaranlık saatlerinde
fotograf çekmek.
-
Dünyanın neredeyse
tüm büyük kentlerinde olduğu gibi yemek ve alışveriş konusunda
turistik mekanlarla yerel halkın rağbet ettiği mekanlar arasında
fiyatlar farklı olabiliyor.
www.discoverhongkong.com
Bu makale Ulusoy Travel dergisinde Nisan 2007 de yayınlanmıştır.