RÖPORTAJ
Güler Emektar : Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ömer Kokal: Fotoğraf çekmeye 90’lı yılların başında başladım. Bu
yıllar aynı zamanda yoğun olarak doğa rehberliği yaptığım yıllardır.
1996 yılında yaptığım Arnavutluk, Makedonya ve Bulgaristan’ı kapsayan
yolculukta çektiğim fotoğrafların bir mimarlık dergisi tarafından
beğenilip yayınlanması profesyonel anlamda fotoğrafçılığa başlamamı
sağladı. O gün bugündür yaklaşık 11 yıldır fotoğraf çekiyorum. İlk
yıllarda ağırlıklı olarak mimari fotoğrafçılık yaptım zaman içinde
seyahat fotoğrafçılığı daha öne çıktı. Şu anda Voyager, Skylife, Onair,
Ulusoy Travel gibi daha pek çok dergiye seyahat fotoğrafları ve yazıları
veriyorum.
Fotoğrafa olan merakınız nereden geliyor?
Bu
merakın kaynağını bilmiyorum açıkçası. Çünkü geçmişimde, yakınımda
fotoğraf çeken ve bana rol model olabilecek birini hatırlamıyorum. Ama
bildiğim birşey var, her zaman yolda olmayı çok sevdim belki de fotoğraf
çekerek yolda olabilme amacına daha kolay ulaşacağımı fark edince
fotoğrafa merakımda artmış olabilir.
İyi bir fotoğraf eşittir iyi fotoğraf makinesi gibi bir düşünce mevcut,
siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ben
buna pek katılmıyorum. Bugün hala geçmişin ustalarının yetersiz
teknolojiyle çektikleri fotoğraflara imrenerek bakıyoruz. İlk fotoğrafa
başladığım yıllarda Rusların Zenit marka makineleriyle çalıştım, bugün
bile zaman zaman o makinelerle çektiğim fotoğrafları kullanıyorum.
Işığın Fotoğraf için önemi nedir?
Işık
yoksa fotoğafta yoktur. Sonuçta her türlü fotoğraf makinesi ışığa
duyarlı olarak imal ediliyor. Işık az yada çok, düz veya ters ama
mutlaka ışık gerekli. İyi fotoğraf içinse doğru ışık gerekli. Bazen de
ışık yanlış olabilir o zaman da fotoğrafçının konumu doğru olmalıdır.
Işık
kaynağının büyüklüğü ve ışığın yönü fotoğrafı nasıl etkiliyor?
Işık
kaynağının gücü ve yönü fotoğrafı fazlasıyla etkiliyor ve iyi bir sonuca
direk etki ediyor. Aslında fotoğraftan çok önce ışığın etkilerini ve iyi
kullanım örneklerini Rönesans dönemi ressamlarında görmek mümkün.
Fotoğrafta bir kompozisyon yaratmakta ışığın etkisi nedir?
Az
önce de söylediğim gibi ışık, fotoğgrafın kaderini etkileyen birincil
unsur. Bu nokta da yapay ışıkla stüdyo da fotoğraf çekenler daha
şanslı. Fotoğrafın kaderi onların elinde. Ben ağırlıklı olarak doğal
ışıkta çalıştığım için işim biraz şansa ve sabıra kalıyor. Açık hava da
durum böyle iken kapalı mekanlar da iş daha da zorlaşıyor. Özellikle
müzelerde doğru aydınlatmayı pek bilmiyorlar. Bu nedenle en doğru
aydınlatılmış eserleri çekmek zorunda kalıyorum.
Gece fotoğraf çekerken nelere dikkat etmek gerekiyor?
Gece
fotoğrafında benim en özen gösterdiğim konu gece fotoğrafının çekilme
zamanı. Güneşin henüz battığı ve tam karanlığın bastırmadığı
alacakaranlık anlarında daha hoş fotoğraflar çıkıyor ortaya. Ancak söz
konusu bu zaman dilimi oldukça kısa olduğu için çekilecek mekanlar ve
karelerin önceden belirlenmiş olmasında büyük yarar var. Tabii bir de
güneşin doğmaya yakın zamanları da önemli. Ancak bu zaman dilimi uykuyu
sevenlere göre değil.
Görsel iletişimde fotoğrafın yeri nedir?
Sinema, televizyon gibi görsel iletişim araçları içinde fotoğrafın da
mutlaka önemli bir yeri var. Bu araçları önem sırasına göre herkes
farklı dizebilir, herkes bu araçlara farklı anlamlar yükleyebilir. Benim
içinse önem sıralarından çok bu araçların kullanılma biçimleri. Görsel
iletişim, manipülasyona çok açık bir alan bu nedenle her an yalan
söyletilebilecek bir alan. Dikkat edilmesi ve üzerinde konuşulması
gerekende bana göre bu araçların bu halleri.