Yazı: Ömer Kokal Fotoğraf:
Ömer Kokal
|
|
Denizden adanın
sembol yapılarının tamamı gözüküyor. |
Çağlar boyu farklı adlarla anıldı Cunda Adası. Nesos antik kentinin
burada olması nedeniyle Nesos diye bilinirdi Antik Çağ'da. Aynı çağda,
bölgedeki tüm adalara Hekatos Adaları da denirdi. Hekatos, Nesos
kentinin baş tanrısı Apollon'un takma adıydı. Kaptan-ı Derya Pîrî
Reis'in 1513'te tamamladığı ünlü 'Kitab-ı Bahriye' adlı eserinde 'Yunda'
olarak geçer adanın ismi. Bilinenin aksine 1924 yılına kadar ada
nüfusunun neredeyse tamamını oluşturan Rumlar adaya Cunda demezlerdi.
Onlar için adanın adı 'Kokulu Ada' anlamına gelen 'Moshinos'tu. Sadece
Osmanlı kayıtlarında rastlanır Cunda adına. Günümüzdeki adı ise 'Alibey
Adası'dır.
|
|
Sokaklar eski Rum
evleriyle dolu. |
Gezinti sonrası
Taşkahve'de
Adı ne olursa olsun ne
kadar değişirse değişsin Cunda'da değişmeyen şeyler vardır. Taş döşeli
dar sokakları ve yüzyıllık neo-klasik stildeki taş evleri
değişmeyenlerin başında gelir. Bu evlerin renklerini ve detaylarını
izlerken geçmişteki insanların yaşama bakışlarındaki estetiği çok daha
iyi anlarsınız. Bu estetiğin günümüzde de sürdüğünü görmek ise insanı
keyiflendirir. 1924'teki Mübadele sonucu Yunanistan'a giden Cunda
halkının yerine Girit'ten, Midilli'den ve Makedonya'dan gelen Türkler
yerleşmiş. Gelenler yabancı olmadıkları ada kültürü nedeniyle bölgeye
kolay adapte olmuşlar. 1924'te kesintiye uğrayan günlük yaşamın aynı
kalitede devam etmesinin nedeni de olsa olsa budur.
Evlerin kapı tokmaklarındaki kadın başlarını, el motiflerini,
balkonlarındaki demir işlerini, alınlıklarındaki süslemeleri ve
taşıyıcılarındaki kadın figürlerini izleyerek adanın sokaklarını
dolaşırken, kapı önlerinde oturan ya da bir pencereden sokağı izleyen
adalıların sohbetleri size eşlik eder. Onlardan adanın tarihini ve
hikayelerini dinleyebilirsiniz. Sahildeki 'Taşkahve', adanın simge
yapısıdır. İhtişamlı mimarisi, ferah iç mekanı ve pencerelerindeki
vitraylarıyla insanı yüz yıl öncesine götürür. Sadece 'Taşkahve' bile
Cunda Adası'nın zengin geçmişini yansıtmaya yeterlidir. Ada
sokaklarındaki gezinti sonrası, sahili gezmeden önce mola vermek ve bir
yorgunluk kahvesi içmek için 'Taşkahve' en uygun mekandır.
Âşıkların mekanı
Gül kurusu rengiyle,
adadaki hemen hemen bütün evlerin temel yapı malzemesi sarmısak taşıdır.
Gün batımlarında rengi iyice ortaya çıkan sarmısak taşının kaynağı ise
Ayvalık'ın Sarımsak bölgesidir. Binlerce yıl öncesinin lav akıntılarının
oluşturduğu sarmısak taşı bugün Cunda'nın evlerinde şekilleniyor.
Cunda'nın evleri ve sokakları dışında gezilip görülecek yerlerinin
başında Taksiyarhis Kilisesi gelir. 1873 yılında inşa edilmiş olan
kilise büyük ölçüde ayakta kalmayı başarmış. Kilisenin bahçesindeki
evlerinde yaşayan aile hem kilisenin bakımıyla ilgileniyor hem de gelen
ziyaretçilere yapıyı gezdiriyorlar. Özellikle içerisi oldukça görkemli
olan Taksiyarhis Kilisesi'nin duvarlarındaki fresklerin üzerlerini ise
âşıkların kalpli, oklu isimleri kaplamış. Oysa, Cunda'da âşıklar için
bir mekan var. 'Âşıklar Tepesi' adı verilen nokta ada manzarasının ve
denizin en güzel izlenebildiği yer. Bir kilise yıkıntısının bulunduğu
'Âşıklar Tepesi' özellikle dolunaylı gecelerde âşıkların ya da âşık
olmak isteyenlerin istediği romantik ortamı fazlasıyla sağlıyor.
Bölgenin geçmişte Hıristiyanlar için dinsel bir merkez olduğunu anlamak
hiç zor değil. Ayvalık ve Cunda sınırları içinde bulunan elli
civarındaki kilise ve manastır kalıntısı bu durumun en önemli
göstergesi. Cunda çevresindeki adaların siluetini oluşturan ve uzaktan
bakıldığında hemen fark edilen manastırların bugün hepsi terkedilmiş
durumda. Cunda Adası'nın arka tarafında bulunan Patriçia köyünün
yakınındaki 'Ayios Dimitrios Ta Selina Manastırı' bölgedeki diğer
manastırlar arasında en görkemli olanı. 1771 yılında inşa edildiği
düşünülen manastırın bir diğer adı da 'Ayışığı Manastırı'. Ancak mutlaka
görülmesi gereken manastıra ulaşmak çok kolay değil. Cunda merkezinden
Patriçia köyüne sadece özel arabayla ya da taksiyle gidilebiliyor.
Köyden de yaklaşık bir saat süren yürüyüşle manastıra ulaşıyorsunuz.
Tabii bir saatlik gidişin, bir saatlik dönüşünü de hesaba katmak
gerekir. Ne var ki tamamen zeytin ağaçlarıyla kaplı yürüyüş parkurunda
vaktin nasıl geçtiğini fark etmiyorsunuz.
|
|
Ayışığı Manastırı.
|
Papalina diye bir balık
'Adalar Şehri' olarak
anılan Ayvalık'taki 22 adadan sadece Cunda adasında yerleşim var. Diğer
adalarda ise tek başına bir manastır kalıntısı veya tek tük balıkçı
barınakları dışında yerleşim bulunmaz. Her ne kadar yazının başından
beri 'ada' diyorsak da Cunda'ya karayoluyla da ulaşılabiliyor. 1964
yılında yapılan bir köprü adayı anakaraya bağlamış. Ancak bu bağlantı
Cunda'nın ada olma özelliklerini kaybettirmemiş. Özellikle yağmurlu
günlerde ya da akşam üstlerinde Cunda'nın dar sokaklarında dolaşırken
adalara mahsus o hüznü ve terkedilmişlik duygusunu fazlasıyla
hissedersiniz. Ancak bu duygular güneşle birlikte yerini neşeye ve
çoşkuya bırakır. Cunda'nın geceleri de insana başka duygular yaşatır.
Kıyı boyunca sıralanan restoranlarda, tadına doyulmaz zeytinyağlıların
ve deniz ürünlerinin süslediği masalarda gece boyunca süren sohbetler
adanın bir başka rengidir. Özellikle Girit'ten göçenlerin radika,
ısırgan, deniz börülcesi gibi çeşitli otlardan yaptığı mezeler ada
sofralarının simgesi gibidir. Ahtapot, kalamar, karides gibi deniz
ürünleri de buradaki restoranların kendi yöntemleriyle hazırlanır. Bütün
bu yiyeceklerin içinde 'papalina' balığı ise sadece Cunda'da çıkar ve
buraya özgüdür.
Nasıl gidilir
Çanakkale üzerinden İstanbul-İzmir arası seferler yapan Truva Turizm ile
İstanbul'dan veya İzmir'den Ayvalık'a ulaşılabilir. Ayvalık'tan her
yarım saatte bir kalkan tekneler veya belediye otobüsleriyle Cunda'ya
geçebilirsiniz. Truva Turizm Tel: 0212-658 36 40. Turla gitmek
isteyenler ise İstanbul'dan her haftasonu Ayvalık-Cunda turu yapan 'Deep
Nature Turizm'i tercih edebilirler. Tel: 0212-243 69 24 deepnature.org
Nerede kalınır
Kapya Apart Hotel: Cunda'nın merkezinde. İki odalı dairelerden
oluşan otelin açık yüzme havuzu da var. Adres: Bahar Sok. Sağlık ocağı
karşısı.Tel: 0266-327 13 21-327 24 71 Ortunç Hotel: Cunda
merkezine 4 km mesafede denizle çam ormanı arasında yeşillikler içindeki
hotelde bungalovlarda konaklanıyor. Tel: 0266-327 11 20-327 19 93
Altay Pansiyon: 9 odalı bu küçük pansiyon adanın belki de en tanınan
pansiyonu. Sahibi İsmet Altay'ı tanımayan yok. Adanın en yaşlılarından
olan İsmet Hanım'la tanışmak için iyi bir seçenek. Tel: 0266-327 10 24.
Nerede ne yenir
Nesos Restoran: 70'e yakın zeytinyağlı, meze ve soğuk deniz
ürünlerinin bulunduğu Nesos'ta Fener güveç, tereyağlı karides ve vişneli
loru deneyin. Tel: 0266-327 17 48. Artur Restoran: Meze ve balık
çeşitlerini bulabileceğiniz Artur Restoran'da kaşarlı istridye ve
viskili akuadesi mutlaka deneyin. Akuades bir çeşit kum midyesi. Tel:
0266-328 10 14. Bay Nihat: Akuades, kidonya gibi değişik midye
türlerini ve her türlü balığı bulabileceğiniz Bay Nihat'ta, hindiba,
hardal otu deniz börülcesi salataları da mevcut. Tel: 0266-327 17 77.
Gömeçli'nin Yeri: Cunda'nın diğer restoranı da Gömeçli'nin Yeri'nde
kabak çiçeği dolması, kaşarlı kalamar, deniz börülcesi deneyeceğiniz
lezzetler arasında. Tel: 0266-327 10 48.
|
Aklınızda
bulunsun... |
|
* Cunda Adası'nda
yörenin en iyi zeytinyağını bulabilirsiniz. Adanın merkezindeki
'Has Ada Zeytincilik'ten, gönül rahatlığıyla zeytin, zeytinyağı
ve doğal sabun gibi ürünleri satın alabilirsiniz. Tel: 0266-327
11 49. Çarşı Cad. No: 8.
* Cunda'ya gittiğinizde mutlaka papalina balığını deneyin.
Mayıstan itibaren papalina balığını bulabilirsiniz.
* Bir gününüzü çevredeki diğer ada ve koylara tur yapmaya ayırın.
Yaz aylarında Cunda'dan her sabah kalkan tur tekneleri bunun
için ideal.
* 'Âşıklar Tepesi'nden günbatımını mutlaka izleyin.
*Taksiyarhis Kilisesi'nin büyük çanı bugün Bergama Müzesi'nde
bulunuyor. |