Yazı: Ömer Kokal Fotoğraf:
Ömer Kokal
|
|
|
Travertenlerin arasında kalmış bir lahit. |
"Maiandros Nehri'nin öte tarafında Hierapolis vardır. Burada sıcak su
kaynakları olağanüstüdür. Kaynakların suyu o kadar çabuk donar ve
taşlaşır ki, insanlar bu suyu çukurlara akıtarak evlerinin etrafına
yekpare taş çitler yapmak için kullanırlar. Hierapolis'teki su, yün
boyaması için son derece uygundur. Burada su boldur ve kentte bir sürü
doğal havuz ve hamam vardır."
Eskiçağ'ın ünlü coğrafyacısı Strabon 'Geographika' adlı kitabında
Pamukkale'yi bu şekilde anlatır. Menderes Nehri'nin kolu olan
Çürüksu'yun karşısında, Çökelez Dağı'nın eteklerinde Bergama Kralı II.
Eumenes tarafından MÖ 190 yılında kurulan şehre, efsanevi kahraman
Telefos'un güzel karısı 'Hiera'nın adı verilir. Ancak şehrin çekirdek
yapısının, 'cin deliği' ya da 'Plutoium' adı verilen ve zehirli gazların
yeryüzüne çıktığı yerde Frigler tarafından yapılan bir tapınak olduğu
düşünülmektedir. Halkın üzerindeki etkilerini artırmak için, Kybele
rahipleri zehirli gazlara rağmen bu deliğe girerlerdi. Günümüzde bu
delik betonla kapatılmış durumda. Hierapolis aynı zamanda 'kutsal kent'
anlamına da gelmektedir.
|
|
|
Suyun
kaynağında oluşan bir termal havuz. |
Anadolu'da ilk turizm hareketleri
Şifalı
yeraltı suları günümüzde olduğu gibi geçmişte de yöreye çok fazla
ziyaretçinin gelmesini sağlıyordu. Hierapolis'in o dönemde de 'kür
merkezi' oluşu, Anadolu'daki ilk turizm hareketlerini başlatır. Bu
nedenle şehir kısa sürede farklı halkların ve inanışların buluşma
noktası haline gelir. Gelen ziyaretçilerin farklı tanrı ve tanrıçalara
inanmaları nedeniyle şehirde çok sayıda tapınak inşa edilir. Bu sayede
şehir, Kybele rahipleriyle başlayan kutsal kent olma özelliğini
sürdürür. Hierapolis'in kazandığı kutsallığı ve dinsel kimliği şehrin
kalıntılarını gezerken fazlasıyla hissedersiniz. Her şeyden önce
nekropolün, yani şehir mezarlığının genişliği ve çeşitliliği
Anadolu'daki diğer antik kentlerle kıyaslandığında insanı şaşırtır.
Nekropolde bulunan çok sayıdaki mezar, birbirinden farklı mimari
tarzlarda yapılmış.
MS 2. yüzyılda yapılan tiyatro ile şehrin giriş kapıları ve caddeleri
hâlâ dimdik ayakta.
Ayakta
kalan bir diğer önemli yapı da yine MS 2. yüzyılda inşa edilen Roma
Hamamı. 1984 yılından beri Pamukkale Arkeoloji Müzesi olarak hizmet
veren binada, Hierapolis'ten çıkarılan eserlerin yanı sıra Laodikea,
Colossae, Tripolim, Attude gibi Lycos (Çürüksu) vadisi kentlerinden
çıkarılan eserler de sergilenmekte.
Şehrin ulaştığı kutsallık aşaması, Hierapolis'e bir tür dokunulmazlık
sağlar. Bu nedenle Bizans dönemine kadar kente sur inşa edilmez. Bizans
İmparatoru Jüstinyen tarafından MS 6. yüzyılda Abbasi ve Emevi
saldırılarına karşı koymak için bugün kalıntıları görünen surlar inşa
edilir. Kutsallığı Bizans döneminde de devam eden kent, Hıristiyanlığın
önemli piskoposluk merkezlerinden biriydi. 1210 yılında Gıyaseddin
Keyhüsrev zamanında Selçukluların eline geçen Hierapolis, 1354 yılında
bölgede meydana gelen şiddetli depremler sonrası tamamen terk edilir.
1986
yılında Pamukkale'ye ilk gittiğimde travertenlerden ve Hierapolis antik
kentinin kalıntılarından çok etkilenmiştim. Ancak travertenlerin tam
ortasından geçip ardından antik kentin içinden geçerek yukarıdaki
köylere giden asfalt yolun ve travertenlerin hemen üstündeki otellerin
hangi akla hizmet inşa edildiklerini doğrusu pek anlayamamıştım. Geçen
ay yolum tekrar bölgeye düştüğünde gördüklerim inanılmazdı. Asfalt yol
travertenlerin ve Hierapolis'in dışına alınmış, eski yola da setler
yapılıp su verilerek tekrar beyazlaması sağlanmış. Ayrıca travertenlerin
üstünde ve suyun kaynağındaki oteller yıkılarak şehrin dışında yeni
oteller yapılmış. Böylece su daha bol akarak travertenleri tekrar
beyazlatmış ve yörenin ihtişamını ortaya çıkarmış.
Bölgeye giriş için iki noktadaki kapılar kullanılıyor. Kapının biri
antik kentin nekropolünde, diğeri ise travertenlerin hemen
başlangıcında. Antik kent daha yüksekte olduğu için, bölgeyi gezmeye bu
taraftan başlamak ve travertenlerde bitirmek, özellikle sıcak günlerde
daha az enerji harcamanıza yardımcı olur.
|
|
|
Antik kentte su kanalları. |
Her
derde deva şifalı sular
Pamukkale'de, özellikle Karahayıt yolunda her bütçeye uygun, termal
özelliği olan otel ve pansiyonlar var. Mineral yönünden oldukça zengin
olan ve sıcaklığı 35 dereceyi bulan şifalı sular birçok hastalığa iyi
geliyor. Bu nedenle bölge ziyaretçi açısından geçmişte olduğu gibi bugün
de kozmopolit bir yapıya sahip. Tedavi amacıyla dünyanın çeşitli
ülkelerinden gelenlerle Türkiye'nin farklı yerleşimlerinden gelenleri
otellerdeki termal havuzlarda bir arada görmek mümkün. Bu ziyaretçilere
antik kenti gezmek için gelen ziyaretçilerle yerel halk da eklenince,
Hierapolis en azından insan farklılığı açısından eski günlerine dönmüş
gibi görünüyor. Strabon'un da bahsettiği halı yıkama ve boyamada
kullanılan bölgenin suyu sayesinde geçmişte çok gelişmiş olan ve
Hierapolis'ten Roma'ya halı ihraç etmeye kadar varan bir halıcılık
endüstrisinin varlığından söz edilmekte. Günümüzde de bölgenin önemli
bir tekstil merkezi olması sanırım geçmişle ilintili olmalı.
omerkokal@deepnature.com
Nasıl gidilir
THY'nin pazar, pazartesi, salı, perşembe cuma günlerinde seferleri var.
Pamukkale'ye ulaşmak için havalimanından Denizli'ye gidiliyor ve
garajdan her yarım saatte bir Pamukkale'ye ulaşım var. Havalimanıyla
Pamukkale arası 20 km. Taksi de tutabilirsiniz. İzmir ve Ankara'dan
İstanbul aktarmalı Denizli seferi var. Eğer trenle gitmek isterseniz,
Haydarpaşa'dan kalkan Pamukkale ekspresiyle Denizli'ye ulaşılıyor.
İstasyonunun karşısındaki garajdan yarım saatte bir kalkan minibüslerle
Pamukkale'ye ulaşabilirsiniz. Ya da taksi tutarak Pamukkale'ye
gidebilirsiniz. Trenle İzmir ve Ankara'dan da Denizli'ye ulaşmak mümkün.
TCDD Danışma telefonları: İstanbul: 0216-336 04 75. Ankara: 0312-311 06
20. İzmir: 0232-464 77 95.
Nerede kalınır
Hotel Colossae Termal: Beş yıldızlı termal otelde her türlü
konforu bulmanız mümkün. Bir tane kapalı, bir tane de açık termal havuzu
var. Açık olan çamurlu kırmızı sulu havuz romatizmal hastalıklara iyi
geliyor. Tel: 0258-271 41 56 www.colossae.com.tr Pamuksu Boutique
Hotel: Dört yıldızlı otel standardında olan otelin içinde jakuzili
termal havuz var. 45 odası bulunuyor. Tel: 0258-272 28 18. Yörük
Hotel: Üç yıldızlı otelin açık termal havuzu, jakuzisi olan Yörük
Hotel'de 58 oda bulunuyor. Tel: 0258-272 21 02. Hotel Villa Lycus:
Türk hamamı ve jakuzisi olan otelin küçük termal banyo bulunan 7 odası
bulunuyor. Tel: 0258-271 45 05. Lycus River Hotel ise 180 odalı,
Hotel Villa Lycus'la aynı hizmeti sunuyor. İki otel hakkında www.lycus.com
adresinden bilgi alabilirsiniz.
Nerede ne yenir
Mantar Restoran: Pamukkale'ye biraz uzak ancak bu lokantaya
uğramanızı tavsiye ederiz. Kaşarlı mantar, yoğurtlu mantar, mantar
tatlısı spesiyaliteleri arasında. Denizli çıkışı Antalya yolu üzeri.
Tel: 0258-266 02 53. Şafak Restoran: Çok zengin meze çeşitlerini
içeren bir açık büfesi var. Kuyu tandır, çöp şiş ve Burdur Gölü'nden
çıkan Kadife balığını mutlaka deneyin. Tel: 0258-272 28 57/58.Işık
Restoran: Çöp şişi, özel köftesi olan Pabuç Köftesi ünlü. Tel:
0258-279 20 30.
|
Aklınızda
bulunsun... |
|
* Travertenlerde
mutlaka yalınayak yürüyün.
* Mayonuzu unutmayın. Suyun kaynağındaki, içi mermer sütun ve
kalıntılarla dolu olan sıcak su havuzunda mutlaka yüzün.
* Pamukkale'ye gidince marketlerden, bakkallardan kese yoğurdu
almayı unutmayın.
* Pamukkale Arkeoloji Müzesi'ni gezin. Her gün 09.00-12.30,
13.30-17.30 arası açık.
Tel: 0258-279 20 30.
* Bölgede en çok bulabileceğiniz yiyecek, gözleme. Ayrıca
Karahayıt Köyü'nün hemen dışındaki tesislerde alabalık
yiyebilirsiniz. |
Denizli Denizli Pamukkale Pamukkale
Sacred spa springs Kutsal bir kür merkezi