|
|
|
|
Aylardan eylülse, kalabalıkların tatil histerisi de bitmeye yüz tutar. Artık
kavurucu güneşi sevmeyen, sakinlikten hoşlananların, kısacası kafa dinlemek
isteyenlerin zamanı gelmiştir. Güneş mülayimdir; akşamlar hafif serin olur,
okşar insanı. Ağustos böcekleri bile daha insaflıdır, deniz de başka kokar. Bu
manzara, bilenlerin aklına hemen Assos'u getirir. Assos güzeldir de, bu
güzelliğini biraz da muhteşem Çanakkale Boğazı'na borçludur. Ufukta adaların
silüetleri, güneşle oynaşan akıntılar, kekik ve incir kokusu, sessizlik...
Çakır gözlü tanrıça
Zeus, Olympos
tanrılarının egemenliğini kurduktan sonra ilkin Okeanos kızı Metis tanrıçayla
birleşir. Metis, Yunanca akıl, düşünme gücü anlamına geliyor. Tanrılar
tanrısının kendine ilk eş olarak Metis'i seçmesi anlamlıdır ama onu gebe
bıraktıktan sonra dölüyle birlikte kendi gövdesine alması daha anlamlıdır:
Akıl gücü ve ancak onun aracılığıyla elde edilen dünya egemenliği, baş
tanrıdan ayrılmamakta, ürünleri de ancak onun kafasından çıkabilmektedir. Zeus,
yüceler yücesi çakır gözlü Athena'yı böyle doğurur; kafasından. İşte, Assos
antik kentini gezmek için Behramkale Köyü'ne çıktığınızda en tepede Athena
Tapına'ğını göreceksiniz. Sakın şaşırmayın! MÖ VI. yüzyılda yapılan tapınak,
Assos kentine ilişkin en önemli gelişme olarak kabul ediliyor.
Kent, tarihi boyunca, gittikçe daha geniş alanları kapsayan dört sur halkası
ile çevrilmiş. MÖ IV. yüzyıl öncesine ait olan surlar, akropolün batı
tepesinden itibaren kentin güneyini çevreliyor ve yeniden akropol ile
birleşiyor. Helenistik döneme ait olan Gymnasium'un avlusunda Bizans dönemine
ait bir de kilise var. Yamacın ortasına doğru gidildiğinde agorayı görmek
mümkün ve bir dönem orada olan dükkânların ancak temelleri görülebiliyor.
Sahile inerken görebileceğiniz en iyi durumdaki yapı ise agora tiyatro. Yamaca
yerleştirilmiş çok katlı agora, Helenistik çağın önemli yapı tasarımlarından
biri. Bugün, restore edilmiş olan tiyatronun buradaki varlığı kentin yaşama
odağının burası olduğunun göstergesi.
|
|
|
|
Stoacılar
Kayıtlara
göre Assos, MS IV. yüzyılda Doğu Roma İmparatorluğu sınırları içinde talihsiz
bir dönem yaşayan pek çok Anadolu kentinden biri. O dönemde imparatorluk bütün
tapınakların kapatılmasını ve yıkılmasını emreder. Böylece bütün tapınaklar
yerinden sökülür, kesilir ve kilise evlerin yapımında kullanılır. Dahası,
Bizans kiliseleri ve yapılarının harç gereksinimlerini karşılayabilmek için
heykel, sütun gibi mermer eserler agora yakınındaki kireç ocaklarında
eritilmiş. Bu nedenle Assos'ta pek az mermer kalıntıya rastlarsınız. Belki de
antezit taşından yapıldığı içindir, olağanüstü bir manzaraya ve yapıya sahip
olan Athena Tapınağı'nın hiç olmazsa bazı parçaları halen ayakta. MÖ 348-345
yıllarının Assos için farklı bir anlamı var çünkü Aristoteles bu tarihler
arasında Assos'ta kalmış ve burada bir felsefe okulu kurmuş. Ayrıca Stoik
felsefenin kurucusu olan Ksenokrates burada yetişmiş.
İstediğiniz an kısa bir yolculukla Kazdağı'na yani efsanevi İda'ya ulaşmak
mümkün. Dağ yolundan aşağı inerken, belli yerlerde konaklayıp bir şeyler yeme
imkanınız var, hatta bunu yapın! Manzaranın en uygun olduğu yeri bulun ve
orada durun. Masada şunlar olacaktır: çizik yeşil zeytin, bahçe domatesi,
peynir, mis gibi bir tereyağı ve bal ikilisi, yanında çay ve bol zeytinyağında
pişirilmiş yumurta, köy ekmeği.
Nasıl gidilir
Eğer arabanız yoksa, İstanbul'dan Truva Seyahat otobüsleri ile gidebilirsiniz.
Truva Seyahat Tel: 0212-658 36 40. Arabayla, İstanbul Çanakkale karayolu
üzerinden Gelibolu'ya ulaşırsınız. Feribotla karşıya geçtikten 90 kilometre
sonra Assos'tasınız.
Nerede kalınır
Assos'ta konaklamak için son derece uygun oteller var. Behram Hotel, denize
sıfır. Behram Hotel Tel: 0286-721 70 16. Assos'a 24 km uzaklıkta,
Yeşilyurt Köyü'ndeki Çetmi Country Hotel, bir butik otel. Bol oksijeni
ve yörenin doğal besinlerinden hazırlanan mönüsü ile dikkat çekiyor. Çetmi
Country Hotel Tel: 0286-752 24 34.