|
Aklınızda bulunsun... |
|
* İzmir'e 60 kilometre mesafedeki
Tire'ye İzmir otogarından düzenli olarak minibüs kalkıyor. |
|
|
SUYLA YÜNÜN SIRRI
Yazı: Ömer Kokal Fotoğraf:
Ömer Kokal
"Tire'de her zenaatın bir piri vardır. Keçeciliğin piri de Eyüp Sahip
Metbah'dır. Pirimiz ilk defa keçe yapacağı zaman, yünü keçeleştirmek
için günlerce uğraşmış. Yünü kabartıp bezle sarar, saatlerce göğüsüyle,
dizleriyle ezermiş. Fakat bezi her açtığında yün keçeleşmez, kabarırmış.
Pirimiz sonunda dayanamamış, yünün başında üzüntüsünden ağlamış.
Gözyaşları yünün üstüne akmış. Ama yılmamış, bir kere daha denemiş yünü
keçeleştirmeyi. Tekrar yünü rulolamış, yine göğüsüyle, diziyle saatlerce
ezmiş. Ruloyu açtığında bir de ne görsün, yünün sadece ağlarken
gözyaşlarının aktığı yeri keçeleşmiş." Keçenin ruhu: Su
"Hallaçlar tarafından kabartılan yünü, eni iki metre olan bir brandaya
yayıp üzerine su serperek rulo hale getiriyoruz önce. Sonra bu ruloyu
makineye veriyoruz. Makine ruloyu eze eze yünün keçeleşmesini sağlıyor.
Eskiden dizle ezerdik keçeyi, otuz yıldır makine kullanıyoruz. Sonra kök
boyayla kırmızı, lacivert, sarı, yeşil ya da mora boyarız keçeyi. Ana
keçe beyaz olur, renkleri desen yapmak için kullanırız." Bu arada
çaycıya seslenip iki çay daha getirmesini söylüyor. Yaşı 65 ancak
brandanın üzerinde keçenin desenini oluştururken bir sağa, bir sola son
derece çevik hareketlerle geçiyor. İsteğe göre desen "Şu
ortaya yaptığım desene göbek deriz. Etrafındaki çiçek, dama, baklava
desenlerini görüyor musun? Ayrıca kafes, gülbadem, keçiboynuzu, kuş,
nargile, ibrik, cami de yaparız isteğe göre." Bu arada, ütü masasında
kullanmak üzere keçe isteyen bir kadına keçe kesmek için yanımdan
ayrılıyor. Keseceği keçeyi dükkanın önünde yere yayıyor. Eğilince
burnunun üzerine düşen kalın camlı gözlüğünü düzeltip büyük bir makasla
keçeyi kesip poşete koyuyor. İşini bitirip tekrar yanıma geliyor. "15-20
yıl önce mal yetiştiremezdik. Ta Sivas'a, Kayseri'ye mal gönderirdik.
Artık keçe kullanmıyor insanlar. Sadece köyde yaşayanlar meraklı keçeye.
Çobanlar için kepenek, evler için yer yaygısı, seccade, sedirler için
arkalık yaparız. Köylüler yünlerini getiriyorlar ben de işçiliğini
yapıyorum. Halbuki hiçbir şey keçenin yerini tutmaz. Dükkana da para
kazanmaya gelmiyorum, alışkanlık oldu benimkisi. Evde oturup ne
yapacağım." Yün yığınından keçeye
Saatlerdir Tire'yle ve keçeyle ilgili konuşuyoruz Hulki Usta'yla.
Anlatmasının sonu gelmiyor. Uzun zamandır unutulduğunu düşündüğü
zenaatıyla birinin ilgileniyor olmasından dolayı son derece mutlu.
|