|
Aklınızda bulunsun... |
|
* Sadece Sakız
Adası'nda ve Çeşme'de yetişen sakız ağacından süzülen
damlalardan yapılan sakız reçelini mutlaka deneyin. |
|
|
EGE'NİN PARLAK YILDIZI
Yazı: Ömer Kokal Fotoğraf:
Ömer Kokal
Kalyonların yerine yatlar
Mübadele sonrası çoğunlukta olan Rum nüfusun gitmesiyle, yakın tarihlere
kadar küçük bir kasaba görünümünde olan Çeşme, turizmle birlikte
geçmişteki coşkulu günlerine bir ölçüde de olsa geri dönebilir. Aslında
pek de fazla bir şey değişmemiş. Geçmişte, Çeşme limanında Akdeniz ve
Ege ülkelerinden gelen kalyonlar demirlerken günümüzde aynı ülkelerden
gelen yatlar onların yerini almış. Geçmişte ticaret için Çeşme
sokaklarını dolduran her milletten insan bugün tatil için burada.
Çeşme'nin en önemli avantajı her konuda çok fazla alternatif bulunuyor
olması. Ev pansiyonlarından beş yıldızlı otellere kadar her bütçeye
uygun konaklama olanağı var. Aynı şekilde yemek konusunda da seçenek
bol. Çeşme Kalesi ve evleri Gelelim
Çeşme ve yakın çevresinde neler yapılabileceği konusuna. Çeşme Kalesi
merkezde gezilecek yerlerin başında geliyor. II. Beyazıt zamanında, 1508
yılında Aydın Valisi Mir Haydar tarafından Mimar Ahmet Oğlu Mehmet'e
yaptırılmış olan kale, 1770 yılındaki Osmanlı-Rus Savaşı sırasında büyük
hasar görmüş. Cumhuriyet döneminde onarılan kale, yakın tarihte kapsamlı
bir şekilde restore edilmiş. Çeşme'nin arkeoloji müzesi de kalenin
içinde. Karma mimarisiyle öne çıkan Çeşme evleri, sayıları oldukça
azalmış olmasına rağmen ayakta kalan örnekleriyle Çeşme'nin ara
sokaklarında karşınıza çıkıveriyor. Çeşme evleri ve 18. yüzyıl da
yapıldığı düşünülen Ayios Haralambos Kilisesi'nin ihtişamlı mimarisi o
dönemdeki Çeşme nüfusu konusunda iyi bir ipucu veriyor. Kilise,
günümüzde kültür merkezi olarak kullanılıyor. Çeşme'deki bir diğer
önemli yapı ise 1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından
yaptırılan iki katlı kervansaray. Alaçatı, Ilıca, Şifne Kaplıcaları ve Ildırı
Çeşme'nin yakın çevresi tatilde yapılabilecek her çeşit aktiviteye
olanak veriyor. Sörf yapabilir, antik bir kenti ziyaret edebilir,
kaplıcalarda rahatlayabilir, altın kumsallarda denizin tadını
çıkarabilir, çevredeki adalara her gün yapılan tekne turlarına
katılabilir ya da sakin bir köyde kafanızı dinleyebilirsiniz. Her sabah
limandan kalkıp çevredeki adalara tur yapan teknelerin uğradığı adalar
içinde kuşkusuz en ilginç olanı Eşek Adası. Adada yerleşim yok. Sadece
tarımdan turizme geçiş sırasında Çeşme halkı tarafından buraya bırakılan
eşekler yaşıyor. Çeşme'ye 7 kilometre mesafedeki Alaçatı gerek
bozulmamış mimari dokusuyla, gerekse dünyanın sayılı sörf merkezlerinden
biri olma özelliğiyle mutlaka görülmesi gereken yerleşimlerin başında
geliyor. Kumsalı ve rüzgarı hem sörfe yeni başlayanlar için hem de bu
sporda ustalaşmış olanlar için ideal. Kıyıdaki sörf okulları yılın 12
ayı hizmet veriyor. Turkuaz denizi ve 2 kilometrelik nefis kumsalıyla
Ilıca merkeze sadece 5 kilometrelik mesafede. Ilıca'yla aynı yönde
bulunan Şifne kaplıcaları ise Çeşme'nin bir başka rengini oluşturuyor.
Şifne'de ki termal kaplıcaların ve çamur banyolarının birçok hastalığa
iyi geldiği söyleniyor. Aynı güzergahta bulunan bir başka önemli
yerleşimde Ildırı'dır. Küçük adalarla kaplı sevimli bir koyun kenarına
kurulmuş olan Ildırı gün batımlarında kızıla boyanan taş evleri ve antik
Erythrai kentinin kalıntılarıyla özellikle akşam üstleri nefis
görünüyor.
|